
Kitap Adı: Ken'an Diyarı
Yazar: Seda Meydan
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 464
Geçmişte güvendiği insanların ihanetleriyle, göğsünün içinde sıkışıp kalanı hiç düşünmeden söküp attı. Kalbini çıkartırken sevgiden, hatta kendinden bile vazgeçti. O fırtınalarını içinde yaşayan sert bir adamdı artık… Ama bir akşam hiç ummadığı bir şey oldu. Kollarının arasına AŞK öylece düşüverdi. Bir kadının sevgisini kazanmaya çalışacağı hiç aklına gelmezken, bir süre sonra bunun için ona dilenecek hale geldi. Olmadığını düşündüğü kalbinin çırpınırcasına atmasına sebep olan o kız ise onun için yasak elmaydı. Ama onu kollarına aldığı o akşamdan sonra geri dönüşü yoktu; ondan ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyecekti.
“Beni öperek, beni özlediğini söyleyerek içime saldığı muhteşem duygular her geçen gün büyüyerek beni ona daha çok bağlıyordu. İkimiz aynı odadayken gözlerimiz buluştuğunda bana hayran bakışlarını seviyordum. Yanımdan geçerken elime hafifçe değen elinin kavurduğu tenimin yanışını seviyordum.”
-Ela-

Benim dış kabuğum sert. Soyup altındakini bir tek sana göstermeye başlamıştım.
Merhaba canlar! Nasılsınız? Wattpad'de çok fazla konuşulan beni ise bir hayli düşündüren Ken'an Diyarı'nın yorumuyla geldim size. Öncelikle şunu söylemek istiyorum kitabın yazarı yani Seda Meydan çok sevimli ve cana yakın bir insan. Ben yazarla okuyucu arasındaki bu samimi ilişkiyi hep çok sevmişimdir. Hatta bu özellik kitabın bende 1-0 önde başlamasını sağlıyor. Neyse gelelim konumuza.
Kitap hakkında çok düşündüm, evet. Çünkü kitabı hem sevdim hem sevemedim. Sevmedim değil sevemedim diyorum ve bunun nedeni tamamen karakterleri sevmemiş olmam. Karakterleri sevmeyince de otomatik olarak kitap sizden uzaklaşıyor. Başta işin kilit noktası Kenan'ı sevmedim. Tamam, kontrol manyağı birçok erkek okuduk ama bu çok aşırıydı ve hiç durmadı. Sürekli daha ileriye gitti. Bir yere kadar anlayıp hak veriyordum da Kenan'a ama bir yerden sonra "Yeter artık yapma." noktasına geldim. Hem okudum hem sinirlendim. Ben bir dünya çizeyim Ela oralarda takılsın dedi resmen.
Sinirden sinire koştum yahu!
Diğer karakterimiz Ela. Bir insanın hiç mi kendi fikri olmaz? Ela'nın yok. Kenan ne derse o tarafa gidiyor. Gerçi hakkını yemeyeyim kendi içinde bir fikri var ama cesaret edip de bir türlü dışarı vuramadı. Özellikle Kenan ve annesiyle ilgili konularda kendi içinde gayet mantıklı düşünüyor tamam diyorum şimdi oldu. İş bunları Kenan'a söylemeye gelince yine fos çıkıyor. Tamam seviyorsun, kaybetmek istemiyorsun ama azıcık da kendi düşüncene saygın olsun. Ela'nın cümlesi "Ben bilmem, beyim bilir." olmalıydı. Hatta ben Ela'nın annesi Ceyda'yı bu yönden çok sevdim. Kadın ne isterse ne düşünürse yılmadan peşinden gidiyor. Doğru şeyler düşünmüyor belki ama düşündüğü şeyin arkasında kalıyor.
Ela'nın kendi içinde Kenan'a bunu söylemeliyim dediği her cümlede genç Leonardo gibiydim yeminle.
Bu kadar şey söyledin neyi sevdin sen o zaman diyenler var biliyorum. Bundan sonrası sizin için geliyor. Öncelikle yazarın anlatımı çok güzeldi ve oldukça akıcıydı. Boş bir zamanınızda oturun hiç kalkmadan bitirirsiniz kitabı. O kadar saydım ama karakterlerin birbirlerine olan aşklarını ifade etme tarzları da mükemmeldi. Seviyorum ama söylemeyeyim, dur biraz kaçayım o kovalasın tarzı saçma şeyler yoktu. Gitti ikisi de açık açık "Seviyorum!" dedi. Hatta söylediğim diğer olumsuz şeyleri bir kenara koyarsak ben Kenan'ın düşüncelerini okumayı da çok sevdim. Ela'ya olan aşkını kendi içinde bile o kadar güzel ifade ediyordu ki. Geçmişte yaralar almasına rağmen bu aşkı çok güzel karşıladı. Karakterleri sevmiş olsam mükemmel bir kitaptı diyebilirdim.
Ayrıca hepsinin ötesinde kitap kapağı harika. Kesinlikle şu güne kadar gördüğüm en yaratıcı kapaklardan bir tanesi. Ara ara durup kapağı izlediğim doğrudur yani.
Toparlarsam eğer karakterleri sevmedim ama birbirlerine olan aşklarını çok sevdim. Yine yazarın dilini çok sevdim. Türk yazarlara şans vermek isteyen arkadaşlar Seda Meydan'a da bir şans vermeli.
Kaç puan vereceğime bir türlü karar veremedim ama 3,5'tan 4 diyorum.
4/5




0 yorum:
Yorum Gönder